All90 / Hızlı erişim

Neyi keşfetmek istersin?

Aramaya başlamak için bir ad veya konu yaz.

Sonucu açmak için seç.Esc · Kapat
← Yazılar

Uzun analiz / Gol analizi

2000-01 sezonu neden en gollü sezondu?

Aynı 306 maçta altı yıl arayla 281 gol farkı var. Ortak takımları, düşen kulüpleri ve Avrupa sonuçlarını karşılaştırarak bu farkı açıklamaya çalıştık.

Güncellendi: 29 Ekim 2026

Lig nasıl bu kadar gol kaybetti?

2000-01’de ligde 1.017 gol vardı. 2006/07’de toplam 736’ya indi. İki sezonda da 18 takım ve 306 maç oynandığı için farkı uzayan takvimle açıklayamıyoruz: Her maçta neredeyse bir gol eksilmişti. Futbol daha mı savunmacı oldu, golcülerin kalitesi mi düştü, yoksa ilk sezonun bazı takımları kolay gol mü yiyordu?

Bu iki yılı özel olarak seçtik. 1994/95–2010/11 arasındaki aynı 18 takımlı, 306 maçlı 17 sezonun en yüksek ve en düşük gol toplamları bunlardı. Amacımız rastgele iki takvimi değil, aynı lig düzeninin iki ucunu karşılaştırmak. 2006/07 bütün Süper Lig tarihinin en az gollü sezonu değildi.

2000/01 Şampiyonlar Ligi sezonunda PSG–Galatasaray maçı, Parc des Princes
2000/01 · PSG–Galatasaray, Parc des Princes · 13 Mart 2001
Fotoğraf bilgisiGörsel kaydı ve kullanım bilgileri ↗
2006/07 şampiyonu Fenerbahçe’nin 2007’deki kutlaması
2006/07 · Fenerbahçe’nin şampiyonluk kutlaması · 2007
Fotoğraf bilgisi

Kızıl Şaman · CC BY-SA 2.0

Görsel kaydı ve kullanım bilgileri ↗

Yeni çıkan takımlar açıklamaya yetiyor mu?

Önce iki sezonda da bulunan 11 kulübü ayırdık. Kendi aralarındaki 110 maçta gol sayısı 354’ten 260’a düştü. Rakip kulüplerin adlarını aynı tuttuğumuzda bile 94 gol eksildi. Üstelik bu 11 takımın tamamı ikinci sezonda daha az gol attı. Fenerbahçe 82’den 65’e, Galatasaray 77’den 58’e, Beşiktaş 68’den 43’e, Trabzonspor 69’dan 54’e indi.

Düşüş yalnız dört büyükte de değildi. Gaziantepspor 67’den 31’e, Ankaragücü 65’ten 32’ye geriledi. Aynı kulüp demek aynı kadro demek değil; altı yılda oyuncular da teknik adamlar da değişti. Yine de bu kontrol, bütün gol farkını lige giren ve çıkan takımlara yükleyen açıklamayı zayıflatıyor. Değişim daha yaygın.

Ortak 11 kulübün ligde attığı goller
2000/012006/07gol
Fenerbahçe
Galatasaray
Gaziantepspor
Beşiktaş
Trabzonspor
Ankaragücü
Denizlispor
Bursaspor
Antalyaspor

Her iki sezonda da ligde olan kulüpler. Kadrolar ve teknik direktörler sabit değil; gol farkı bir neden ölçüsü değildir.

Tablodaki sayılar
İki sezon: Ligde ve Avrupa’da ne değişti?
Ölçü2000/012006/07
Sezonların seçilme nedeni1994/95–2010/11 döneminin en çok gollü sezonuAynı dönemin en az gollü sezonu
Lig formatı18 takım · 306 maç18 takım · 306 maç
Resmî toplam gol1.017736
Ortak 11 kulübün birbirleriyle maçları110 maç · 354 gol110 maç · 260 gol
Penaltıdan gol · bütün sezonDoğrulanmış ortak döküm yok49
Türü kayıtlı golKarşılaştırılabilir döküm yok734 · 2 hükmen gol hariç
Avrupa maçları · G/B/M34 · 15/7/1238 · 14/13/11
Avrupa’da gol / maç48 / 34 = 1,4166 / 38 = 1,74
Tek sezon UEFA katsayısı7,7506,100
Avrupa’daki en ileri aşamaGalatasaray · Şampiyonlar Ligi çeyrek finaliFenerbahçe · UEFA Kupası son 32

Alt sıralardaki fark çok büyük

2000/01’de düşen Adanaspor, Erzurumspor ve Siirtspor toplam 252 gol yedi. 2006/07’de düşen Antalyaspor, Kayseri Erciyesspor ve Sakaryaspor’da bu toplam 136’ydı. Antalyaspor 36 gol yiyip 39 puanla düşerken, ilk yılın alt sıralarında 80–90 gol yiyen takımlar vardı. Daha dirençli rakiplerin büyük skorları azaltmış olması güçlü bir ihtimal.

Bu 116 golü toplam düşüşün bağımsız olarak açıklanmış kısmı diye yazamayız. Takımları sonuçta düşmüş oldukları için seçtik; yenilen gol de rakip hücumun gücüyle birlikte oluşuyor. Ama farkın büyüklüğü, yalnız golcü isimlerine bakarak cevap aramanın eksik kalacağını gösteriyor.

Yıldızlar vardı; aynı sonuç yoktu

2000/01 Galatasaray’ı UEFA Kupası’nı kazanan çekirdeğe Jardel’i eklemişti; Süper Kupa’yı onun iki golüyle aldı. Hakan Şükür’ün ayrıldığı yazın ardından Hagi ve Jardel aynı hücumun içindeydi. Güçlü bir kadro örneği. Altı yıl sonraki Fenerbahçe’de ise Alex, Tuncay, Appiah ve Kežman vardı. Kaliteli hücumcuların ligden bütünüyle kaybolduğu açıklaması pek ikna edici değil.

Dönemin haberlerinde Tigana ve Gerets’in takımlarına oyun eleştirileri yöneltiliyordu. Öte yandan Zico, AZ ile 3–3 sonrasında hücum futbolunu savunuyordu. Bütün ligi aynı savunmacı tercihe bağlamak da fazla kolay bir cevap. Kadro uyumu, teknik tercihler ve bitiricilik birlikte değişmiş olabilir; bunların payını ayıracak ortak şut ve xG serisi yok.

Avrupa karşılaştırması ne söylüyor?

İlk sezonda Galatasaray Real Madrid’i yenip Süper Kupa’yı aldı ve Şampiyonlar Ligi çeyrek finaline çıktı. 2006/07’de Galatasaray grupta kaldı, Fenerbahçe UEFA Kupası’nda son 32’ye geldi. Ülke katsayısının tek sezon katkısı da 7,750’ye karşı 6,100’dü. Yüksek gol sezonunda daha güçlü bir Avrupa zirvesi görülmesi, bazı kadroların hücum kalitesinin ligdeki üretime katkısı olabileceğini destekliyor.

Ama bütün Avrupa maçlarını açınca başka bir bulgu var. Eleme ve Intertoto dahil, tek maçlık Süper Kupa hariç ilk sezonda 34 maçta 48, ikinci sezonda 38 maçta 66 gol atıldı: maç başına 1,41 ve 1,74. Galibiyet oranı ilkinde daha yüksek olsa da Avrupa’daki gol üretimi düşmemişti. Demek ki “oyuncu kalitesi düştü, her yerde gol azaldı” açıklaması karşı kanıtla karşılaşıyor.

Penaltıları sebep gösterebilir miyiz?

TFF’nin 2006/07 dökümünde 501 ayakla, 172 kafayla, 49 penaltıdan ve 12 kendi kalesine gol bulunuyor. 734’lük toplamla resmî 736 arasındaki fark, hükmen Manisaspor–Sakaryaspor tescilinin iki golü. 49 da verilen bütün penaltıların değil, gole çevrilenlerin sayısı. 2000/01 için aynı kapsamı doğrulayamadığımızdan farkı penaltı kararlarına yazamıyoruz.

En makul cevap birden fazla parçadan oluşuyor

2000/01’i 910 gollük sezon izledi. Diğer tarafta 849’dan 736’ya düşüldükten sonra 786’ya çıkıldı. Yani kesintisiz yavaşlayan bir ligden çok, aynı düzende sıra dışı iki uç görüyoruz. İlkinde güçlü hücumların ağır yenilgilere açık rakiplerle buluşması, ikincisinde ortak kulüplerin daha az üretmesi ve alt sıraların daha dirençli olması birlikte anlamlı bir açıklama oluşturuyor.

Avrupa’daki başarı 2000-01 dönemindeki güçlü kadrolar fikrini destekliyor, fakat Avrupa gol toplamları tek başına kalite düşüşü fikrine uymuyor. Sonuç olarak ne yalnız penaltı ne yalnız yıldız eksikliği bu 281 golü açıklıyor. Daha ikna edici ihtimal, hücum üretimiyle rakip direncinin aynı anda değişmesi. Hangi etkenin kaç golü eksilttiğini söyleyemiyoruz; ama araştırma sonunda ilk soruya dönünce, tek bir büyük nedenden çok birleşen futbol koşulları görüyoruz.

KAYDET VE PAYLAŞ

— görüntülenme

Katılım bilgisi

Görüntülenme ve beğeniler bu tarayıcıdan bir kez sayılır.